Pratik ingilizce (Ders:6)

6.DERS 02.12.2011 Saat:10.oo-11.45

NEW WORDS (niyuv vords) yeni kelimeler
My name is Kara KAPTAN
His name is Kara KAPTAN
Her surname is ARSLAN
Her mother is Reşadiye
She is 38 years old
She is shy

The new teacher is old. (dı niyuv tiçır is old) yeni öğretmen yaşlı.

Not: “old” kelimesinin iki anlamı vardır. Yaşlı ve eski. Bu kelimelerin zıddı kelimeler ise “young”(genç) ve “new”(yeni) kelimeleridir. Yukarıdaki cümlede geçen “new” ve “old” kelimeleri birbirinin zıtları değildir. Yani “yeni öğretmen eski olamaz”(Do you understand?)

ON THE PHONE (on dı fon) telefonda

…phone is ringing
secretary : 712 2525
man : Hi, can I talk Mr. KARKAPTAN, please.
secretary : who is calling, please
man : This is his doctor speaking
secretary : Mr. KARAKAPTAN is busy at the moment. Can I take your number?
Man : Sure, My phone number is 252 726 1414
Secretary : Thank you bye
Man : Bye
can I talk (ken ay talk) : görüşebilir miyim?
can I take (ken ay teyk) : alabilir miyim?
who is calling(ho is kalin) : kim arıyor?
speaking (sıpıking) : konuşma
busy (bızi): meşgul
at the moment (at dı moment) : şu anda
sure (şur): tabii

SAYING THE PHONE NUMBER

1) 712 2525 (seven-one-two, two-five-two-five)
2) 252 726 1449 (two-five-two, seven-two-six, one-double four-nine)
3) 001-573-094-9008 (double O-one, five-seven-three-o-nine-four, nine-double O-eight)

Not : Numaralardaki sıfırlar “zero” yerine “Ov” diye okunur.

4) 537-249-3507 (five-three-seven, two-four-nine, three-five-O-seven)
5) 849-544-7788 (eight-four-nine, five-double four, double seven-double eight

What’s your cell-phone number?
My cell-phone number is 537-255-2887
What’s your home-phone number?
My home-phone number is 722-6387
What’s your cell-phone number?
My cell-phone number is 533-456-7643

WHAT TIME IS IT?

11:oo : it is eleven o’clock
10:oo : it is ten o’clock
6:oo : it is six o’clock

Not : “clock” (kılok veya kılak) bildiğimiz masa, duvar saati demektir. O’clock (okılak veya okılok) “of clock” kısaltmasıdır. Böyle biline.

11:3o : it is half past eleven o’clock
10:3o : it is half past ten o’clock
6:3o : it is half past six o’clock

11:15 : it’s a quarter past eleven.
10:15 : it’s a quarter past ten.
08:15 : it’s a quarter past eight.

———————— O ———————
Bugün quiz:1 yapıldı.
————————- O ———————-
end of lesson… TO BE CONTINUED
(exam was today)

Pratik ingilizce (Ders:5)

5.DERS 01.12.2011 Saat:10.oo-12.2o

GREETING (gıriting) selamlaşma
Ali: Hi, Ayşe. How are you?
Ayşe: hello, Ali. I’M fine thanks. And you?
Ali: Fine, thanks. (veya I’m okay)

COUNTRIES (kantriys)/NATIONALITIES (neyşinalites) Ülkeler ve milliyetler.
(country(kantri) ülke)

Japan(cıpan)……Japanese(cıpanis) Japonya/Japon
The United States of America(Dı yunaytıd sıtats of america)….American (american)Amerika/Amerikalı
Hungary(hangari)….Hungarian(hangarian) Macaristan/Macar
Spain(sıpeyn)……Spanish(sıpaniş) İspanya/İspanyol
France(fırans)…..French(firenç) Fransa/Fransız
Italy(itılı)……Italian(italyın) İtalya/İtalyan
Germany(cörmaniy)…German(cörmın) Almanya/Alman
Portugal(porçugıl)…Portuguese(porçugız) Portekiz/portegizli
Greece(Gırıys)…..Greek(gıriyk) Yunanistan/Yunan
Switzerland(sivitzırlınd)…Swiss(sivis) İsviçre/İsviçreli
Holland(holınd)….Dutch(daç) Hollanda/Hollandalı
Sweden(sıvıdın)…..Swedish(sivıdış) isveç/isveçli
Norway(norvey)….Norwegian(norvicın) Norveç/Norveçli
Denmark(denmark)….Danish(daniş) Danimarka/Danimarkalı
China(çayna)……Chinese(çaynış) Çin/Çinli
India(india)…..Indian(indıyın) Hindistan/Hintli
Bulgaria(balgeria)….Bulgarian(bulgeriyın) Bulgaristan/Bulgar
Austria(ostria)….Austrian(ostriayan) Avusturya/Avusturyalı
Australia(ostrelya)….Australian(ostrelyan) Avusturalya/Avusturalyalı
Egypt(icıpt)….Egyptian(icıpşın) Mısır/Mısırlı
Turkey(turkiy)…Turkish(türkeş) Türkiye/Türk
Ireland(irılınd)…Irish(ayriş) irlanda/İrlandalı

England(inglınd)…English(ingliş) İngiltere/İngiliz
Scotland(sıkadland)…Scottish(sıkadeş) İskoçya/İskoçyalı
Walles(vals)….galler
Not: Son üç ülke The United Kingdom (dı yunaytıd kingdım) olarak bilinir.

jack RICH, 65, USA, NewYork.
jack RICH is from the USA. He is American. He lives in NewYork
(cek reyç is from dı yu es ey. hi is amerikan. hi livs in niyork)

Aylin/Bulut AKÇA, 33/3, Turkey, İzmir.
Aylin AKÇA is from Turkey. She is Turkish. She lives in İzmir.
(Aylin akça is from törkey. şi is törkiş. şi livs in İzmir)
Bulut AKÇA is from Turkey. He is turkish. he lives in İzmir.

Jack HAPPY, 28, USA, Boston.
Jack HAPPY is from the USA. He is American. He lives in Boston.

Brenda WILSON, 47, England, London.
Brenda WILSON is from England. She is English. She lives in London.

Robin/Mary RED, 70/65, England, Denver.
Robin RED is from England. He is english. He lives in Denver.
Mary RED is from England. She is English. She lives in Denver.

Sue ZUKI, 5, japan, Tokyo.
Sue ZUKİ is from Japan. She is japanese. she lives in Tokyo.

Carol BRUNETTE, 22, Italy, Rome.
Carol BRUNETTE is from Italy. She is Italian. She lives in Rome

Tom BLACK, 7, Australia, Sydney.
Tom Black is from Australia. He is Australian. He lives in Sydney.

Charles BRONSON is from France. He is French. He lives in the USA.

friendly(frenli) X unfriendly(anfrenli) dostça X düşmanca
small(smol) X big(big) küçük X büyük
weak(viyk) X strong(sıtrong) zayıf X güçlü
old(old) X young(yang) yaşlı X genç
short(şort) X tall(tol) kısa X uzun
fast(fest) X slow(sılov) hızlı X yavaş
happy(hapi) X sad(sed) mutlu X üzgün
shy(şay) X ……….utangaç
mad(med) X………..çılgın, kızgın
pretty(pirıti) X ugly(agli) güzel X çirkin

Not: “tall” kelimesi dikine uzayan şeyler için kullanılır. Örneğin bina, ağaç, direk, insan vs. “long” ise aynı anlama gelmekle birlikte yatay giden yol, nehir, kanal, ip, zaman vs. için kullanılır.

1.short… This is Ali. He is short.
2.tall… This is Hasan. He is tall.
3.fast… This is Murat. He is fast.
4.slow… This is Emine. She is slow.
5.friendly… This is Carol. She is friendly.
6.unfriendly… This is jack. He is unfriendly.
7.small
8.big
9.weak… This is Tom. He is weak.
10.strong… This is Brenda. She is strong.
11.young… This is Mustafa. He is young.
12.old… This is Mr.BROWN. He is old.
13.happy… This is Tim. He is happy.
14.sad… This is Metin. He is sad.
15.shy… This is Gülay. She is shy.
16.mad… This is Philip. He is mad.

Not: Herhangi bir kelime veya cümlenin okunuşunda sıkıntıya düşerseniz buraya tıklayarak açılan penceredeki kutu içersine kelime veya cümlenizi yazınız, kutunun sağ alt köşesindeki “hoparlör” ikonuna tıklayarak dinleyiniz. Sesi açmayı da unutmayınız.

…end of lesson. TO BE CONTINUED.

İngilizcede en sık kullanılan kelimeler

İngilizcede en sık kullanılan kelimeler ve Türkçe karşılıkları alfabetik sırada
yazılarak okunuşları birbirine yakın olan kelimelere dikkat edilmesi amaçlanmıştır.
Yeni kelimeler öğrenildikçe  yine alfabetik sırada  listeye eklenecektir.
Not: Bazı kelimeler yazıldığı gibi okunduğundan karşılıkları yazılmamıştır.

 

abroad (eybrood) yurtdışı
accept (eksept) kabul etmek, onaylamak
accident (aksidınt) kaza
accommodation (ekamedeyşın) konaklama
accountant (ekauntunt) muhasebeci
across (ekıros) karşıya geçmek
active (aktiv) aktif
actor (ektır) aktör
actress (aktris) kadın oyuncu
adapt (edept) uyarlamak
addicted (edıktıd) bağımlı
address (edırıs) adres
advantage (edvıntıc) avantaj
advertisement (edvörtısmınt) reklam
advise (edvays) tavsiye vermek
afraid (efreyd) korkmak
afternoon (eftırnuun) öğle
again (egen) tekrar
agenda (eycanda) gündem
agree (egri) kabul, anlaşmak
alive (elayv) hayatta
alone (elon) yalnız
also (olso) ayrıca, de, da
amazing (emeyzing) şaşırtıcı, ilginç
and (end) ve
angry (engıri) kızgın
anniversary (eniversıri) yıl dönümü
annoyed (ınoyd) sinirlenmiş, kızgın
apple (epıl) elma
appointment (epointmınt) randevu
araund (eraund) etrafında
architect (arkıtekt) mimar
area (erya) alan
argue (ergyü) tartışmak
armchair (armçeyır) tekli koltuk
army (armi) ordu
arrival (erayvıl) varış, gelme
arrive (erayv) varmak
artist (artist) ressam
asleep (esilip) uykuda olma
at last (et last) sonunda
attitude (etiydüd) davranış
audience (odıyıns) seyirci
aunt () teyze, hala, yenge
author (otor) yazar
autumn (oudumn) sonbahar
average (evrıc) ortalama
award (evord) ödül
awful (evful) berbat
baby-sit (beybisit) çocuk bakıcılığı
bad (bed) kötü
bag (beg) çanta
baggage (begıç) bagaj
baker (beykır) fırın
ban (ben) yasaklamak
barn () ambar
baseball (beyzbol) beyzbol
bath (bet ) banyo yapmak
bathroom (betrum) banyo
beach (biiç) plaj
beard (biyırd) sakal
beautiful (biytuful) güzel
because (bikaus) çünkü, zira
become (bikam) olmak
bed () yatak
bedroom (bedrum) yatak odası
beef (biif) sığır eti
beer (biyır) bira
before (bifor) önce
begin (bigın) başlamak
behind (bihaynd) arka
believe (biliiv) inanmak
belong (bilong) ait olmak
between (bitvin) arasında
big () büyük
bike (bayk) bisiklet
bilingual (baylingul) iki dil bilen
bill (bil) fatura
birthday (börtdey) doğum günü
black (bılak) siyah
blond (bulond) sarışın
blue (bulu) mavi
boil (boyıl) kaynatmak
book (buk) kitap
boot (buut) çizme, bagaj
bored (boord) canı sıkkın
boring (booring) sıkıcı
born () doğmak
borrow (barov) ödünç
bottle (botıl) şişe
bowl (bovl) kase
box (baks) kutu
boyfriend (boyfirend) erkek arkadaş
brake (bırek) fren, frenlemek
branch (birenc) şube, dallanmak, branş
bread (bıred) ekmek
breake up (bırekap) ayrılmak
breathe (biriyd) nefes almak
bride (bırayd) gelin
bridge (bıriç) köprü
brillant (bırilyınt) zeki
bring (biring) getirmek
British (biritiş) Britanyalı
brother (bıradır) erkek kardeş
brown (bıravn) kahverengi
brush (bıraş) fırça,fırçalamak
building (buulding) bina
bulb (bolp) ampul
burglar (börglır) hırsız
businessman (bizınısmen) iş adamı
businesswoman (bizinısvumın) iş kadını
but (bat) fakat
buy (bay) satın almak
cake (keyk) kek
calculator (kalkileydır) hesap makinesi
call (kol) aramak, seslenmek
camera (kemira) fotoğraf makinesi
can (ken) …ebilmek,teneke kutu
car (kar) araba
car park (kar park) otopark
cards (kards) oyun kağıdı
career (kuriya) kariyer
carefully (kerıfuli) dikkatlice
carpet (karpıt) halı
carrot (kerıt) havuç
castle (kesıl) Kale
catch (keç) yakalamak
cause (kauz) neden olmak
century (sençri) yüzyıl
certainly (sörtınli) kesinlikle
change (çeynç) değiştirmek
changing room (çeycing rum) soyunma odası
channel (çenıl) kanal
character (kerıktır) karakter
charity (çeriti) hayır,vakıf
chat (çet) sohbet etmek
cheap (çip) ucuz
check (çek) çek
cheese (çiyz) peynir
chef (şef) aşçı, şef
cherry (çeri) kiraz
chess (çes) satranç
chewing gum (çivun gam) sakız
chicken (çikın) tavuk
child (çayıld) çocuk
childhood (çayldhud) çocukluk
children (çıldırın) çocuklar
chocolate (çaklıt) çikolata
choose (çuuz) seçmek
christmas (kırismıs) yeni yıl
city (sidi) şehir
clean (kılin) temiz
cleary (kılıri) temizce
clerk (kılerk) memur
climb (kılaymb) tırmanmak
clock (kılak) saat
clothes (kılots) giysiler
cloudy (kılodi) bulutlu
coast (kost) sahil, kıyı, yaka
coat (kot) ceket
cock (kak) horoz
coke (kouk) kola
cold (kold) soğuk
color (kalır) renk
colorful (kalırful) renkli
comb (komb) tarak, taramak
come (kamfırtıbıl) gelmek
company (kampıni) şirket
competition (kompetişın) rekabet
complaint (kımpleynt) şikayet
computer (kampiydır) bilgisayar
concert (kansırt) konser
confidential (kanfidençıl) gizli
confortable (kamfırtıbıl) rahat
conscience (kançııns) vicdan, inanç
consider (konsidır) göz önünde, düşünmek
conversation (kanvırzeyşın) sohbet
cook (kuuk) aşçı
cooker (kukır) ocak
cool (kuul) serin,güzel
cost (kost) maliyet
cosultant (kansıltınd) danışman
cottage (katıç) ahşap ev
count (kaunt) saymak
country (kantri ) memleket,ülke
countryside (kantrisayd) kırsal bölge
couple (kapıl) çift
course (kors) kurs
cousin (kazın) kuzen
cream (kırim) krem
creche (kıreş) yuva
cross (kıros) çapraz, haç
crossword (kırasvord) bulmaca
crowded (kıravdıd) kalabalık
cry (kıray) ağlamak
cup (kap) fincan
cupboard (kabırd) dolap (mutfak)
custom (kastım) gümrük
customer (kastımır) müşteri
cut (kat ) kesmek
dad (ded) baba
dance (dens) dans
dangerous (dencırıs) tehlikeli
dark () karanlık
darling (darling) sevgili
date (deyt) tarih
daughter (doodır) kız çocuk
dead (ded) ölü
death (deth) ölüm
debt (det) borç
decide (disayd) karar vermek
decision (disijın) karar, hüküm, sonuç
deep (diip) derin
definitely (definitliy) kesinlikle
delayed (dileyd) gecikmeli
delicious (dilişız) lezzetli
departure (diparçır) hareket, gidiş
describe (diskırayb) tarif etmek
description (deskırıpşın) tasvir
desk () sıra
desperate (despırıt) umutsuz
destination (destineyşın) hedef, gidilecek yer
detective story (didektiv sıtori) polisiye hikaye
dial (dayıl) aramak
dictionary (dikşinari) sözlük
die (day) ölmek
different (difırınt) farklı
difficult (difukult) zor
dinner (dinır) akşam yemeği
dirty (dördi) kirli
disadvantage (disedvıntıç) dezavantaj
discover (diskavır) keşfetmek
dish (diş) tabak
dishwasher (disvoşır) bulaşık makinesi
divide (divayd) bölmek
divorced (divorsıd) boşanmış
dog () köpek
door () kapı
double (dabıl) çift
downpour (davnpour) sağnak
downstairs (davnsıteyırs) alt kat
dozen (dozın) düzine
draw (dırov) cizmek
dream (dirim) rüya,hayal etmek
dress (dıres) giyinmek, elbise
drink (dirik) içmek
drive (dırayv) sürmek
driving licence (dırayvın laysıns) ehliyet
drop (dırop) damlamak,düşürmek
dry (dıray) kurumak, kuru
during (during) esnasında
dustbin (dastbin) çöp tenekesi
dutch (daç) Hollandalı
duty-free (dutifiri) gümrüksüz
earn (örn) kazanmak(para)
earring (iyıring) küpe
earth (ört) dünya
earthquake (örtkuvek) deprem
east (iyıst) doğu
easter (iystır) paskalya
easy (iyzi) kolay
eat (iyt) yemek yemek
education (ecukeyşın) eğitim
elect (elekt) seçmek
emotion (imoşın) duygu
emotional (emoşınıl) duygusal
employment (employmınt) istihdam
encourage (inkarıç) teşvik etmek
end () son
engaged (engeycıd) nişanlı,meşgul
enjoy (encoy) hoşlanmak
enter (entır) giriş
entertain (entırteyn) eğlendirmek
envelope (envılop) zarf
environment (envayrmınt) çevre
equator (ıkveydır) Ekvator
equipment (ekiyupment) techizat, araç gereç
escape (eskeyp) kaçmak
especially (espeşıli) özellikle
even (ivın) bilet gişesi, hatta
evening (ivning) akşam
event (ivent) hadise,olay
everybody (evribadi) herkes
exactly (egzaktli) kesinlikle
exam (egzam) sınav
except (eksept) hariç
exchange rate (eksçeync reyt) döviz kuru
excitement (egzaymınt) heyecan
exciting (egzayting) heyecen verici
exercise (eksırzayz) alıştırma
expensive (ekspensiv) pahalı
experience (eksperiyıns) deneyim
expert (ekspırt) uzmanlaşmak
explain (ekspileyın) açıklamak
eye (ay) göz
face (feys) yüz
factory (faktöri) fabrika
fail (feyıl) başarısız olmak
fair (feyır) adil,kesmek
fall (fal ) sonbahar
fall asleep (fol esilip) uykuya dalmak
fall in love (fol in lav) aşık olmak
fame (feym) ün
family (femıliy) Aile
famous (feymıs) meşhur
fan (fen) hayran, vantilatör
fashion (feşın) moda
fast (fest) hızlı
fasten (festın) bağlamak
fat (fet) şişman
father (fadır) baba
fault () hata
favor (feyvır) iyilik,kayırmak
favorite (feyvrıt) favori
fed up (fed ap) bıkmak, usanmak
feel (fiyıl) hissetmek
field (fıyıld) saha, alan, tarla
fight (fayt) dövüşmek, kavga
file (fayl) dosya
fill (fil) doldurmak
find (faynd) bulmak
finish (finiş) Bitirmek
fire (fayr) ateş
fireman (fayrmın) İtfaiyeci
first (först) birinci
flag (fileg) bayrak
flat (filet) apartman dairesi
flight (fılayt) uçuş
floor (fuluur) kat,yer
flower (fılavır) çiçek
fluently (fuluntli) akıcı
fluid (fuluyid) likit, sıvı
fly (fılay) uçmak
fog () sis
foggy (fogi) sisli
follow (falov) takip etmek
food (fuud) yiyecek
foot (fuut) ayak
forever (forevır) daima
forget () unutmak
forgive (forgiv) affetmek
fortunately (forçınıtli) çok şükür, Allahtan
fortune (forçın) servet
free (fıri) özgür, ücretsiz
freedom (fıridım) özgürlük
freezer (firızır) dondurucu
fresh air (fıreş eyır) temiz hava
fridge (fırıc) buzdolabı
friend (firend) arkadaş
friendly (firendli) samimi,dostça,arkadaşça
frightened (fıraytınd) korkmuş, ürkmüş
front (fıront) ön
fry (fıray) tava
full-time (fultaym) tam gün
fun (fan) eğlence
future (füyçır) gelecek
game (geym) oyun
garden (gardın) bahçe
gate (geyt) kapı, giriş
generous (cenırıs) cömert
genius (cinyıs) deha
get () almak,bulmak
get better (get bedır) iyileşmek
get cold (get kold) üşümek
get married (get meerid) evlenmek
get on (ged an) binmek
get ready (get redi) hazırlanmak
get up (ged ap) kalkmak
girlfriend (görl firend) kız arkadaş
give (giv) vermek
give up (givap) bırakmak, vazgeçmek
glasses (gılasıs) gözlük
glove (gılov) eldiven
glue (gılu) yapıştırmak, tutkal
go () gitmek
go shopping (go şopin) alışverişe gitmek
go swimming (go sıvımin) yüzmeye gitmek
good (guud) iyi
good looking (gudlukin) iyi görünümlü
graduate (gıracuvet) mezun
grandfather (gırendfadır) büyükbaba
grandmother (gırenmadır) büyükanne
grandparents (gırandperınts) büyükanne, büyükbaba
grape (gıreyp) üzüm
gray (gırey) gri
great (gıreyd) büyük, harika
grill (gril) ızgara
guess (ges) tahmin etmek
guitar (gitar) gitar
gun (gan) silah,tabanca
hair (heyır) saç
hairdresser (heyırdıresır) kuaför
half () yarım
ham (hem) jambon
hand luggage (hend lagıç) el bagajı
handbag (hendbeg) el çantası
handkerchief (henkırçif) mendil
handsome(hendsım) (hendsım) yakışıklı
hanky (henki) mendil
happiness (hepinis) mutluluk
happy (hepi) mutlu
hard () sert,zor
hat (het) şapka
hate (heyt) nefret etmek
have (hev) sahip olma
head (hed) kafa
healthy (helti) sağlıklı
hear (hiyır) işitmek
heart (hart) kalp
heavy (hevi) ağır
hedge (heç) çalı
here (hiyr) burada
hero (hiyro) kahraman
hide (hayd) gizlenmek
hi-fi (hay fay) yüksek ses
hill (hil) tepe
history (histıri) tarih
hobby (habi) merak, özel ilgi
hole (hol) delik
holiday (holidey) tatil
home (hom) ev
honey (hani) bal
hope (hoop) ümit etmek
horrible (horıbıl) korkunç
horror story (harır sıtori) korku hikayesi
hot (hat) sıcak
hour (avur) saat
house (hauz) ev
huge (hüyç) kocaman, dev
hungry (hangırı) acıkmak
hurt (hört) zarar, incitmek
husband (hazbınd) koca
ice (ays) buz
ice cream (ayskırim) dondurma
ice-skating (ays sıketin) buz pateni
identification (aydentifikeyşın) kimlik
imagine (imecın) hayal etmek
immediately (imiditli) derhal
impact (impekt) etkilemek
impatient (impeyşınt) sabırsız
impolite (impolayt) Kaba
important (importınt) önemli
impossible (impasıbıl) imkansız
improve (impruv) geliştirmek,iyileştirmek
incorrect (inkorekt) hatalı
incredible (inkerıdıbıl) inanılmaz
independence (indıpendıns) özgürlük, bağımsızlık
independent (indıpendınt) bağımsız
influence (influens) etkilemek
inhale (inheyl) nefes almak
injure (incür) yaralamak,incitmek
intelligent (intelıcınt) akıllı,zeki
interesting (intiresting) ilginç
international (interneyşınıl) uluslararası
interpreter (interpiretır) tercüman
interview (intırviyu) görüşme
invite (invayt) davet etmek
iron (ayrın) demir
jam (cem) karmaşa, karışıklık
jeans (cins) kot (pantolon)
job (cab) iş, meslek
join (coin) katılmak,üye olmak
joke (cok) şaka
journalist (cörnilist) gazeteci
journey (cörni) seyahat
judge (cac) yargıç
jumper (campır) atlayıcı, kazak
jungle (cangıl) orman
just (cast) tam, sadece
kettle (ketıl) çaydanlık
key (kiy) anahtar
kind (kaynd) çeşit, nazik
king () kral
kiss (kis) öpmek
kitchen (kitçın) mutfak
kitten (kitın) kedi yavrusu
know (nov) bilmek
lake (leyk) göl
lamb (lemb) kuzu(eti)
lamp (lemp) lamba
land (lend) arazi,indirmek
language (lenguviç) lisan
last () son
late (leyt) geç
later (leydır) daha sonra
laugh (laf) gülmek
law (loo) yasa, hukuk
lawyer (loyır) avukat
lazy (leyz) tembel
leader (lidır) lider
learn (lörn) öğrenmek
leave (liyv) ayrılmak
left () sol
legal (ligıl) yasal
letter (letır) mektup
library (laybrıri) kütüphane
lie (lay ) yalan sölemek
life (layf) hayat
life style (layf sıtayl) yaşam tarzı
lift () kaldırmak
lighter (laydır) çakmak
like (layk) hoşlanmak
lion (liyın) aslan
lip () dudak
lipstick (lipsitik) ruj
list (list) liste
listen (lisın) dinlemek
litter (litır) çöp
live (liv) yaşamak
lonely (lonli) yalnız
long () uzun
look after (luk aftır) bakmak,ilgilenmek
look for (luk for) aramak
lose (luuz) kaybetmek
loudly (laudli) gürültülü
love (lav) sevmek, aşk
lovely (lavli) hoş
luggage (lagıc) bagaj
lunch (lanç) öğle yemeği
mad (med) çılgın
magazine (megazin) dergi
magic (mecig) sihir, büyü
make-up (meykap) makyaj
manager (menıcır) yönetici, müdür
map (mep) harita
married (meriyıd) evli
marry (meriy ) evlenmek
martyr (marıtır) şehit
marvelous (marvılıs) mükemmel
match (meç) eş, kibrit
may (mey) mayıs
meal (miyıl) yemek, öğün
mean (miin) anlam,orta,cimri
meat (miit) et
mechanic (mekanik) araba tamircisi
medicine (medisın) ilaç
medium (midyum) orta, ortanca
meet (miit) buluşmak
melon (melın) kavun
member (membır) üye
mend () tamir etmek
menu (menyü) yemek listesi
mess (mes) karışıklık
microwave oven (maykroveyv ovın) mikrodalga fırın
midnight (midnayt) gece yarısı
migrate (migreyt) göç etmek
milk () süt
milkman (milkmın) sütçü
mineral water (minırıl votır) maden suyu
mirror (mirır) ayna
miserable (mizrıbıl) mutsuz
miss (mis) kaçırmak, özlemek, bayan
mixer (miksır) karıştırıcı
mixture (miksçır) karışım
mom (mam) anne
Monday (mandi) Pazartesi
monkey (manki) maymun
month (manth) ay
moon (muun) ay(uydu)
moral (morıl) ahlak, dürüst
morning () sabah
mother (madır) anne
motor racing (motor reyzing) motor yarışı
mountain (maaıntın) dağınık
moustache (mostaş) bıyık
move (muv) hareket,taşınmak
mushroom (maşrum) mantar
musician (müziyşın) müzisyen
name (neym) isim
near (niyır) yakın
neck (nek) boğaz
need (niid) gerekmek,ihtiyacı olmak
neighbor (neybır) komşu
nephew (nefyu) erkek yeğen
nervous (nörvus) heyecenlı, sinirli
never (nevır) asla
new (nüü) yeni
news (nüvz) haberler
newsagent (nüüvseycınts) gazete bayi
newspaper (nüvspeypır) gazete
next to (nekstu) yanında
nice (nays) hoş, güzel
niece (niyıs) kız yeğen
night (nayt) gece
noise (noyıs) gürültü
noisy (noyzi) gürültülü
nose (noz) burun
not bad (natbed) fena değil
notebook (notbuk) defter
novel (novıl) roman
novelist (novılist) roman yazarı
now (nav) şimdi
nurse (nörs) hemşire
official (ofişıl) resmi
often (ofın) sıklıkla
old (old) yaşlı, eski
on (on) üzerinde
onion (onyın) soğan
open (opın) açmak, açık
or () veya
orange (orınç) portakal
orange juice (orınç cuis) portakal suyu
order (ordır) sipariş vermek
other (odır) diğer
oven (ovın) fırın
over (ovır) üzerinde
pack (pek ) paketlemek
packet (pekıt) paket
paint (peyint) boyamak
painter (peytır) boyacı
palace (palas) saray
parable (peribıl) öykü
parcel (parsıl) koli, parsel
parents (perınts) ebeveyn
part-time (part taym) yarım gün
passenger (pesıncır) yolcu
passion (peşın) tutku
passionately (peşınıtli) tutkulu, ihtiraslı
past (pest) geçmiş
patient (peyşınt) hasta, sabırlı
pay (pey ) ödeme,ödemek
peace (piys) huzur, barış
peel (piyıl) soymak
pen () tükenmez kalem
people (pipıl) halk, insanlar
pharmacy (farmasi) eczane
phone call (fon kol) telefon görüşmesi
photocopier (fotokopiyır) fotokopi makinesi
picture (pikçır) resim
pie (pay) pasta
pilot (paylıt) pilot
pink () pembe
place (pileys) yer, saha
plan (pılen) plan
plane (pıleyn) uçak
plant (pilent) bitki
plate (pileyt) tabak
play (piley) oynamak, oyun
poetry (povıtri) şiir
point (poyint) nokta, göstermek
policestation (polissiteyşın) karakol, emniyet
politician (politişın) politikacı
politics (politiks) politika
pollution (polişın) hava kirliliği
poor (puur) fakir
population (papyuleyşın) nufus
possible (pazibıl) mümkün
post box (post baks) posta kutusu
postcard (postkard) kartpostal
potato (poteyto) patates
powerful (pavırful) güçlü
practice (pıraktis) pratik
prefer (piriför) tercih etmek
prepare (pıreper) hazırlamak
present (pirezınt) sunmak
pretend (piritend) numara yapmak
pretty (piridi) sevimli, hoş
prison (pırizın) hapisane
probably (pırabıbılıy) muhtemelen
produce (purodüys) üretmek
profit (pırafit) kar, fayda, kazanç
promise (pıramis) söz vermek
protect (purotekt) korumak
pub (pab) bar
public (pablik) halk
pupil (papil) öğrenci
puppy (papi) köpek yavrusu
purse (pörs) çüzdan, kese
put () koymak
quarter (kuadı) çeyrek
quick (kuik) çabuk
quickly (kuikli) çabucak
quiet (kuvayt) sessiz
railway (reyılvey) demiryolu
rain (reyn) yağmur
rarely (reyrli) nadiren
rave (reyv) belgesel
react (riakt) tepki göstermek
ready (redi) hazır
real (riyıl) gerçek
realize (realayz) farkına varmak
really (riyli) gerçekten mi
receipt (risit) makbuz
receptionist (risepşınist) karşılama görevlisi
recipe (resipi) yemek tarifi
recommend (rekomend) önermek
record (rikord) kayıt
recycle (risaykıl) geri dönüşüm
red () kırmızı
refuse (rifyüz) reddetmek
regret (rigret) pişmanlık
regular (regyulır) kurallı, düzenli
relax (rilaks) rahatlamak
remember (rimembır) hatırlamak
research (riysörş) araştırma
resist (rezist) direnmek
rest () dinlenmek
retire (ritayr) emekli olmak
retired (ritayrıd) emekli, geri çekilme
return (ritörn) dönmek
rice (rays) pirinç
rich (riç) Zenginlik
ride (rayd) binmek
right (rayt) sağ
ring () yüzük, telefonun çalması
river (rivır) nehir
rob () soymak, çalmak
roll (rol) yuvarlanmak
rope (rop) halat, ip
rose (roz) gül
route (rout) yön
rude (rüyd) kaba
ruin (ruyin) harabe, fosil
rule (rul) yönetmek, kural
run (ran) koşmak
Russia (raşa) Rusya
russian (raşın) Rus
sad (sed) Üzgün
safe (seyf) emin,güvenli
safety (seyfti) güvenlik
sailing (seyling) denize açılma
sailor (seylır) denizci
salad (selıd) salata
salesman (selısmen) tezgahtar
same (seym) benzer
sauce (sos) sos
sausage (sasıc) sucuk
save (seyv) tutmak, kurtarmak
say (sey) söylemek
science (sayns) bilim
scientific (sayntfik) bilimsel
scissors (sizırs) makas
scream (sıkrim) çığlık
sea (sii) deniz
seaside (sisayd) deniz kenarı
season (siyzın) mevsim
second-hand (sekınd hend) ikinci el
see (sii) görmek
seek (siyk) aramak
sell (sel) satmak
send () göndermek
several (sevırıl) birkaç
shame (şeym) utanç
share (şer) paylaşmak
shirt (şört) gömlek
shoe (şuu) ayakkabı
shop (şop) dükkan
shop assistant (şop asistınt) tezgahtar
short (şort) kısa
shout (şaut) bağırmak, seslenmek
show (şov) göstermek
shower (şavır) duş
shy (şay) utangaç
side (sayd) kenar
sign (sayn) işaret
silky (silki) ipekimsi
similar (similır) benzer
singer (singır) şarkıcı
single (singıl) tek, bekar
sink () batmak, lavabo
sisters (sistırs) kız kardeş
sit () oturmak
size (sayz) boyut
skirt (sikort) etek
sky (sıkay) gökyüzü
slave (sileyv) köle
sleep (silip) uyumak
sleepy (sılipi) uykusu olmak
slice (sılays) dilim, dilimlemek
sliently (saylıntli) sessizce
slim (silim) zayıf, ince
slow (sılov) yavaş
small (sımol) küçük
smell (simel) koklamak, kokmak
smoke (sımok) sigara içmek
snack (sinek) yemek arası atıştırma
sneeze (siniz) hapşırmak
snore (sınor) horlamak
snow (sınov) kar
so so (soso) şöyle böyle, öylesine
sock (sak ) kısa çorap
sofa () kanape
soft drink (soft dirink) alkolsüz içki, meşrubat
software (softveer) yazılım
soldier (solcır) asker
sometimes (samtaymıs) bazen
son (san) erkek çocuk
song () şarkı
sound (saund) ses
soup (suup) çorba
south (saut) güney
speak (sipik) konuşmak
special (sipeşıl) özel
specialize (şipeşilayz) uzmanlaşmak
spend (sipend) harcamak
spring (sipring) ilkbahar
spy (sıpay) casus
square (sıkuer) kare, meydan
squeeze (sıkviys) sıkmak
stairs (sıteyırs) merdiven
stall (sıtal) tezgah
stamp (stemp) pul
stand up (sitendap) ayağa kalkmak
start (sıtart) başlamak
statue (sıtaçyü) heykel, statü
stay (sitey) kalmak
steal (sitıyl) çalmak
stereo (siteriyo) müzik seti
stick (sitik) yapıştırmak, sokmak
still () hala, yine de
stockings (sıtokings) ince çorap
strawberry (sıtravberi) çilek
strict (sitrikt) otoriter,sıkı
strike (sıtrayk) grev, vurmak
student (sütyudunt) öğrenci
study (sitadi) ders çalışmak
submit (sabmit) iletmek, göndermek
success (saksıs) başarı
successful (saksesful) başarılı
suddenly (sadınli) aniden
suitcase (süyitkeys) bavul,valiz
summer (samır) yaz
sunny (sani) güneşli
support (saport) desteklemek
sure (şur) emin
surname (sörneym) soyad
survive (sörvayv) hayatta kalmak
suspect (saspekt) şüphelenmek
swimming pool (sıvımin pul) yüzme havuzu
table (teybıl) masa
take (teyk) almak,bulmak
take photographs (teyk fotografs) fotoğraf çekmek
talk (tolk) konuşmak
tall (toll) uzun
tap (tep) hafifçe vurmak, dokunmak
taxi-driver (taksi dırayvır) taksici
tea (tii) çay
teach (tiiç) öğretmek
teacher (tiçır) öğretmen
teenager (tiyneycır) genç
tell (tel) anlatmak
temperature (tempırıçır) sıcaklık derecesi
temptation (tempteyşın) baştan çıkma
tent () çadır
thank you (tenk yu) teşekkür ederim
thanks (tenks) teşekkürler
thin (tin) ince, zayıf
think (tink) düşünmek
throw (turov) atmak
ticket inspector (tikıt inspektır) kondüktor
ticket office (tikıt ofis) bilet gişesi
tie (tay) kravat, bağlamak
tiger (taygır) kaplan
tights (tayts) tayt
timetable (taymteybıl) tarife, çizelge
tired (tayırd) yorgun
title (taytıl) başlık
today (tudey) bugün
together (tugedır) birlikte
toilet (toylıt) tuvalet
tomato (tomeyto) domates
tomorrow (tomarov) yarın
toothpaste (tuutpest) diş macunu
touch (taç) dokunmak
town (tavn) ilçe
town hall (tavn hol) belediye binası
toy () oyuncak
tracksuit (tıreksuyit) eşofman
tractor (tırektır) tıraktör,çekici
traffic jam (trefik cam) trafik sıkışıklığı
train (tireyn) tren
tram (trem) tramvay
translate (tıranzleyt) tercüme etmek
transport (tırensport) taşıma
travel (tirevıl) seyahat
tray (tırey) tepsi
tree (tırii) ağaç
trip (tırip) gezi
trousers (tırauzırs) kumaş pantolon
truth (turut) doğruluk, gerçeklik
try on (tıray on) denemek
Tuesday (tuyuzdey) Salı
turn of (törn of) kapatmak(tv,radyo,ışık)
turn on (törn on) açmak
ugly (agli) çirkin
umbrella (ambırella) şemsiye
uncle (ankıl) amca,dayı
uncomfortable (ankamfırtıbıl) rahatsız
under (andır) altında
underground (andırgıraund) yeraltı, metro
understand (andırsıtend) anlamak
underwear (andırveer) iç çamaşırı
unemployed (anemployd) işsiz
unfasten (anfestın) açılmak,çözmek
unfriendly (anfirenli) düşmanca
unhappy (anhepi) mutsuz
unhealthy (anhelti) sağlıksız
uniform (yüniform) üniforma
unimportant (animportınt) önemsiz
uninterested (aninterestıd) ilgisiz
untidy (antaydi) dağınık
until (antil) e kadar
unusual (anyujil) sıra dışı
upstairs (apsiteyırs) üst kat
use (yuz) kullanmak
usually (yujili) genellikle
vacuum cleaner (vakum kılinır) elektrik süpürgesi
vegetable (vecıtıbıl) sebze
video (vidiyo) ekran, video
view (viyüv) görüntü,manzara
village (vilıç) köy
visit (vizit) ziyaret etmek
voice (voyıs) ses
vote (voot) oy kullanmak
wait (veyt) beklemek
waiter (veytır) erkek garson
waitress (veytrıs) kadın garson
wake up (veykap) uyanmak
walk (volk) yürümek
wall (vol ) duvar
wallet (volıt) cüzdan
want (vant) istemek
war (vor) savaş
warm (vorm) sıcak, ılık
wash (voş) yıkamak
washing machine (voşın meşın) çamaşır makinesi
washing-up (vaşınap) bulaşık yıkama
waste (veyst) boşa harcamak
watch (vaç) seyretmek
weak (viyk) gücsüz, zayıf
wealth (velt) Zenginlik
wealthy (velti) zengin
wear (veer) giyinmek
weather (vedır) hava
wedding (veding) düğün
week (viik) hafta
weigh (vey) ağırlık
well behaved (vel beheyvıd) iyi huylu
west (vest) batı
wet (vet) Islak
while (vayl) iken
whisper (vispır) fısıldama
whole (hool) bütün
widow (vidov) dul
wife (vayf) eş
win (vin) kazanmak
window (vindov) pencere
winter (vintır) kış
wish (viş) dilemek, istemek
without (vidaut) …siz, …sız, olmadan
wonderful (vandırful) harika
wood (vuud) tahta
work (vörk) çalışmak
worried (vörıyıd) endişeli, üzüntülü
worry (vörıy) üzülmek
write (rayt) yazmak
yellow (yelov) sarı
yesterday (yestudey) dün
yet () henüz, hala
young (yang) genç


 

Pratik ingilizce (Ders:4)

4.DERS 25.11.2011 Saat:10.oo-12.1o

THE ALPHABET
A – B – C – D – E – F – G
ey- bi- si- di- iy- ef- ci

H – Ii- Jj- K – L – M – N – O – P
eyc-ay- cey-key-el- em- en- ou- pi

Qq- R – S – T – U – V
kyu-ar- es- ti- yu- vi

W – X – Y and Z
dablyu-iks-vay-and-zi

Now I know my ABCs (nav ay nov may eybisis) Artık alfabeyi biliyorum,
Next time won’t you sing with me (nekst taym vonçyo sing vith mi)
…………………………….bir daha benimle söyleyin.

Not: Orjinal şarkıyı dinlemek için burayı tıklayın.

Not:”won’t you” da olduğu gibi “t” ve “y” yanyana geldiğinde “ç” şeklinde söylenir.

Mary : What’s your name, please?(vats yor neym pilis) Adınız nedir, lütfen.
Kara : My name’s Kara.(may neyms..) Adım Kara.
Mary : can you spell it, please?(ken yo spel it,pilis) Kodlar mısınız, lütfen.
Kara : That’s Kara. K-A-R-A.(dets Kara) Budur key-ey-ar-ey

——- O ——-

Name : Jane WILSON … My name is Jane WILSON. J-A-N-E, W-I-L-S-O-N
…………………………….cey-ey-en-iy, dabılyu-ay-el-es-ou-en
Country : Scotland … I’m from Scotland. (aym from skoçland)
City : Edinburgh … I live in Edinburgh. (ay liv in edinbara)
Age : 65 … I’m sixty-five years old. (aym siksti fayf yırs old)

Name : Mark BUENO … My name is Mark BUENO. M-A-R-K, B-U-E-N-O
…………………………….em-ey-ar-key, bi-yu-iy-en-ou
Country : Portugal … I’m from Portugal (aym from portıgıl)
City : Lisbon … I live in Lisbon (ay liv in lizbon)
Age : 55 … I’m fifty-five years old (aym fifti fayf yırs old)

Name :Marco BRANDO .. My name is Marco BRANDO.M-A-R-C-O, B-R-A-N-D-O
……………………em-ey-ar-si-ou, bi-ar-ey-en-di-ou
Country : Italy … I’m from Italy. (aym from itali)
City : Rome … I live in Rome (ay liv in Roğm)
Age : 44 … I’m forty-four years old. (aym forti for yırs old)

Name : Mary WHITE … My name is Mary WHITE. M-A-R-Y, W-H-I-T-E
………………………………em-ey-ar-vay, dabılyu-eyç-ay-ti-iy
Country : England … I’m from England
City : London … I live in London. (ay liv in landın)
Age : 26 … I’m twenty-siks years old.(aym tuventi siks yırs old)

country : (kantri) memleket, ülke
city : (siti) şehir
The end of Lesson… (TO BE CONTINUED)